top of page

Saray Rejimi Bizlere Kutlanacak Bir Gençlik Bırakmadı!


19 Mayıs; gençliğin bağımsızlık, mücadele ve gelecek umuduyla ayağa kalktığı bir gündür. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlayan, Saltanat sevicilerini ve işgalci emperyalist güçleri bozguna uğratan tam bağımsızlık mücadelesini selamlıyoruz.  Bugün, Saray Rejiminin 20 yılı aşkın bir süredir yönettiği ülkede büyümeye mahkum edilen gençlik için ne özgür bir gelecekten ne de insanca yaşamdan söz etmek mümkündür.


AKP iktidarının yıllardır sürdürdüğü sermaye yanlısı ve gerici politikaları, gençliği yoksulluğa, güvencesizliğe ve geleceksizliğe mahkûm etti. Artık gençlik için üniversite kazanmak bir kurtuluş değil; borç ve sömürü düzenine giriş anlamına geliyor. Barınma hakkı gasp edilen gençler, ya fahiş kiralara ya da cemaat-tarikat yurtlarına mahkûm ediliyor. Eğitim sistemi ise bilimden uzaklaştırılarak bilinçli şekilde gericileştiriliyor. Okullar sorgulayan gençler yerine itaatkâr nesiller yaratmanın aracına dönüşürken; tarikat ve cemaatlerin eğitim kurumlarındaki kuşatması, laik eğitimin tasfiyesinin en açık göstergesi oluyor. Ekonomik kriz en ağır biçimde bizleri vuruyor.


KYK kredileri temel ihtiyaçlara dahi yetmezken; okurken çalışmaya mahkûm edilen gençler ucuz işgücü olarak sömürülüp eğitimden koparılıyor. Çocuk ve genç emeği sömürüsünün kurumsallaşmış hali olan MESEM ve güvencesiz çalışma koşulları yüzünden binlerce genç, sermayenin eli kanlı düzeninde iş cinayetlerinde katlediliyor.  Bugün gençliği hedef alan bu tablo yalnızca ekonomik değil; baskı, yasak ve gözaltılarla örülmüş siyasal bir kuşatmadır.


Ancak 68’de, 78’de, Gezi’de ve 19 Mart’ta görüldüğü gibi gençlik bu karanlığa asla teslim olmayacaktır.  Biliyoruz ki 19 Mayıs’ın anti-emperyalist mücadele mirası; demokrasi, bağımsızlık ve özgürlük için mücadele eden gençliğin de mirasıdır.


Saray rejimi, ABD emperyalizminin iş birliğiyle ülkemizi seçimsiz ve muhalefetsiz bir karanlığa sürüklüyor. 1919’un saltanat sevicilerinin bugünkü temsilcileri olarak “Hayırsever monarşi” sesleri yükseltenler ve siyasal İslamcı tek adam rejimi; Cumhuriyet’in laik ve ilerici kazanımlarını yok ederek dini ve mezhepsel bir düzen hayali kuruyor. Meşruiyetini ABD icazetinde arayan ve geleceğimizi çalan Saray rejimine karşı memleketin her alanında mücadelemizi büyüteceğiz.


6. Filo’yu Dolmabahçe’de denize nasıl döktüysek, 7-8 Temmuz’da da NATO terör örgütünü Ankara’da aynı şekilde karşılayacağız.  Bugün Saray rejimi bizlere kutlanacak bir gençlik bırakmamıştır. Fakat eşit, özgür, laik ve bağımsız bir ülkeyi kuracak olan da yine gençliğin birleşik ve örgütlü mücadelesi olacaktır.


Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Mücadelemiz!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page